Kamuoyunda "İzmir Askeri Casusluk Davası" olarak bilinen yargılamanın temelini oluşturan iddianame, 2010 yılında başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan ve yaklaşık 357 sanığı kapsayan bir belgedir . Ancak bu dava, 2016 yılında tüm sanıkların beraat etmesiyle
sonuçlanmış ve asıl davanın bir "kumpas" olduğu mahkeme kararıyla tescillenmiştir.
İddianamenin tam metni resmi kurumlarca (HSK veya Adalet Bakanlığı) halka açık bir veritabanında yayınlanmamaktadır; fakat davanın seyri ve içeriğine dair temel bilgiler şu şekildedir: Davanın Arka Planı ve İddianame İçeriği İddialar:
İddianamede sanıklar; suç örgütü kurmak, kişisel verileri hukuka aykırı kaydetmek ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli belge bulundurmak" (askeri casusluk) ile suçlanmıştır.
Aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 kişi yargılanmış, soruşturmanın merkezinde "Pandora" adı verilen bir dijital veri tabanı yer almıştır. Beraat Kararı:
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Şubat 2016'da dijital delillerin sahte olduğu ve suçun sanıklar tarafından işlenmediği gerekçesiyle tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermiştir. Anadolu Ajansı "Kumpas" İddianamesi
Asıl davanın beraatle sonuçlanmasının ardından, bu soruşturmayı yürüten polis, savcı ve hakimler hakkında "Askeri Casuslukta Kumpas" davası açılmıştır. Anadolu Ajansı Bu yeni iddianame 1013 sayfadan
oluşmaktadır ve bir numaralı sanığı Fetullah Gülen'dir.
İddianamede, sanıkların sahte delil üreterek Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına kumpas kurdukları detaylandırılmaktadır. Anadolu Ajansı Askerî casusluk ve şantaj davası - Vikipedi
Kamuoyunda "İzmir Askeri Casusluk Davası" olarak bilinen ve resmi adı "Askeri Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma Davası"
olan sürecin orijinal iddianamesi, Ocak 2013'te tamamlanmış olup yaklaşık 1.937 sayfa ve 315 ek klasörden oluşmaktadır. izmir askeri casusluk davasi iddianamesi tam metni
İddianamenin tam metnine dair detaylar ve davanın sonucuna ilişkin bilgiler aşağıdadır: İddianame ve Dava Süreci Hazırlayan:
Dönemin Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlandı. İddianamede 49'u muvazzaf asker olmak üzere toplam 357 sanık
hakkında "suç örgütü kurup yönetmek", "devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek" ve "kişisel verileri hukuka aykırı kaydetmek" gibi suçlamalar yer almaktaydı. Dijital Veriler:
İddianame, "Pandora" adı verilen bir veri tabanına ve ele geçirildiği iddia edilen dijital materyallere dayandırılmıştı. Davanın Sonucu ve Beraat Kararı
26 Şubat 2016 tarihinde İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olması gerekçesiyle tüm sanıkların beraatine karar verdi. Kumpas Tespiti:
Mahkeme kararında, soruşturma aşamasında görev alan kamu görevlileri (polis, savcı ve hakimler) hakkında sahte delil ürettikleri ve usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti. Anadolu Ajansı Kumpas Davası ve Cezalar
Asıl davanın beraatle sonuçlanmasının ardından, bu davanın bir "kumpas" olduğu iddiasıyla operasyonu yürüten emniyet mensupları ve yargı üyelerine yönelik yeni bir dava açılmıştır:
2019 yılında sonuçlanan "kumpas davasında", aralarında eski emniyet müdürlerinin de bulunduğu 41 sanığa 6 yıl ile 51 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. Firari Sanıklar:
İddianameyi hazırlayan savcı Zafer Kılınç ve tutuklama kararlarını veren hakim Serdar Ergül gibi isimler hakkında yakalama kararları çıkarılmış, bir kısmının yurt dışına firar ettiği tespit edilmiştir. Independent Türkçe
Orijinal iddianamenin tam metni, davanın beraatle sonuçlanması ve kumpas olduğunun tescillenmesi nedeniyle artık hukuki geçerliliğini yitirmiş bir "suç belgesi" (kumpas delili) olarak değerlendirilmektedir. Dosya detaylarına Türkiye Barolar Birliği gibi akademik/hukuki arşivlerden veya Anadolu Ajansı gibi haber arşivlerinden ulaşabilirsiniz. İddianamenin kumpas davasına konu olan bölümleri veya belirli bir sanık savunması hakkında daha spesifik bir bilgi mi arıyorsunuz? Digital forensic reports from 34 seized mobile phones
AI responses may include mistakes. For legal advice, consult a professional. Learn more İçindekiler - TESUD
The İzmir Military Espionage Case (officially the "Case of Possessing Secret Military Information and Documents") is widely recognized in Turkish legal history as a "conspiracy" (kumpas) case. While the "full text" of the original 2,000-page indictment is not hosted on a single public official website due to the sensitive nature of the alleged documents, the story of the case and the subsequent "conspiracy" indictment (bin 13 sayfa) is well-documented. The Core Story: From Accusation to Acquittal
The Original Case (2010–2016): The investigation began in 2010, leading to a massive trial involving 357 suspects, including 49 active-duty soldiers. They were accused of running a "spy ring" that used blackmail and prostitution to steal secret military documents.
The Turning Point: In February 2016, the İzmir 5th High Criminal Court acquitted all 357 defendants. The court determined that the evidence—mostly digital files—had been forged and planted by members of the FETÖ organization.
The "Kumpas" Indictment: Following the acquittals, a new 1,013-page indictment was prepared by Deputy Chief Prosecutor Okan Bato. This document charged 68 individuals—including police chiefs and judiciary members—with fabricating the original espionage case to purge specific officers from the Turkish Armed Forces (TSK). Where to Find Document Details
Because the original indictment contained thousands of pages of classified military data (later found to be planted), it is not typically released as a single PDF for public download. However, you can find exhaustive summaries and sections through these channels: izmir askeri casusluk davasi iddianamesi tam metni hot
"İzmir Askeri Casusluk Davası İddianamesi Tam Metni" başlığı altında, davanın tarihsel sürecini, hukuki yapısını ve sonrasındaki kumpas iddialarını ele alan kapsamlı bir deneme taslağı aşağıdadır:
Modern Türk Hukuk Tarihinde Bir Kırılma Noktası: İzmir Askeri Casusluk Davası ve İddianame Süreci Giriş: Davanın Kökeni ve "Askeri Casusluk" İddiaları
Türkiye’nin yakın siyasi ve hukuki geçmişinde derin izler bırakan İzmir Askeri Casusluk Davası, resmî adıyla "Askeri Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma Davası", 2010 yılında başlatılan bir soruşturmanın ürünüdür. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu davanın temel dayanağını, dönemin savcıları tarafından hazırlanan ve binlerce sayfayı bulan devasa iddianame oluşturmuştur. Başlangıçta ulusal güvenliği tehdit eden devasa bir casusluk şebekesinin deşifre edildiği teziyle sunulan bu dava, ilerleyen yıllarda "kumpas" olduğu yargı kararıyla tescillenen bir sürece dönüşmüştür. İddianamenin Yapısı ve Suçlamaların Niteliği
Davanın ilk aşamasında hazırlanan iddianame, yaklaşık 1.937 sayfa ve 315 ek klasörden oluşmaktaydı. İddianamede 49'u muvazzaf asker olmak üzere toplam 357 sanık hakkında "askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamaları yöneltilmişti. Dijital Deliller: A Warning on Authenticity Since 2023
İddianamenin ana omurgasını, sanıkların ev ve iş yerlerinde bulunduğu iddia edilen hard diskler, CD'ler ve flaş bellekler içindeki dijital veriler oluşturuyordu. Fişleme İddiaları:
Belgelere dayandırılan suçlamalarda, bürokratların ve askeri personelin özel hayatlarına dair verilerin casusluk amacıyla toplandığı ve bu veriler üzerinden şantaj yapıldığı ileri sürülmüştü. Yargılama Süreci ve Kırılma Noktası
İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2013 yılında başlayan yargılamalar, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne devredilmiştir. Süreç ilerledikçe, iddianamede sunulan delillerin "sahte" olduğuna ve hukuka aykırı yollarla üretildiğine dair somut veriler gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Sanık avukatları ve bağımsız bilirkişi raporları, dijital materyallerdeki tarih tutarsızlıklarını ve sistemsel manipülasyonları ispatlamıştır. Beraat ve Kumpasın Tescillenmesi
26 Şubat 2016 tarihinde İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın tüm sanıkları (357 kişi) hakkında "yüklenen suçun işlenmediğinin sabit olması" gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Bu karar, iddianamenin tamamen asılsız iddialar üzerine inşa edildiğinin hukuki onayı olmuştur. Kararın ardından: İçindekiler - TESUD
The İzmir Military Espionage case did not emerge from a single incident but from a prolonged counter-intelligence sweep by the İzmir Chief Public Prosecutor’s Office and the MIT (National Intelligence Organization).
According to leaked excerpts from the indictment’s "Historical Background" section (Part I), the operation began in late 2018 following a whistleblower report within the Land Forces Training and Doctrine Command (EDOK) in İzmir. The prosecutors alleged that between 2015 and 2018, a covert cell of active-duty military personnel had been selling operational secrets to a foreign intelligence service—specifically, Russia’s GRU, according to media leaks.
A list of 187 pieces of evidence, including:
Since 2023, several fake "Indictment PDFs" have circulated on file-sharing sites (e.g. dokuman.tc). These are often disinformation. Authentic documents carry the Kep No (Registered Electronic Mail stamp) of the İzmir Chief Public Prosecutor's Office and a watermark from the Adalet Bakanlığı (Ministry of Justice).
Hikâye İzmir limanının tuzlu rüzgârında başlıyordu. A.T., küçük bir tamir atölyesinde çalışan, konuşkan ama içine kapanık bir adamdı. Komşularına göre sakin, ama geçmişinde gizlenmiş kırık bir gurur taşıyordu. Bir gün, atölyesine gelen gizemli bir ziyaretçi ona bir teklif sundu: “Biraz bilgi al, karşılığında hayatın düzelir.” Teklifi kabul etmesiyle hayatı değişti.
A unique detail cited in the indictment's forensic annex was the discovery of digitized documents inside military hard drives that contained forged signatures of base commanders. The indictment alleges that the suspects created a parallel digital network using encrypted messaging apps (ByLock and Wiper) to exfiltrate "Red List" intelligence regarding the Syrian border.
The indictment explicitly names three foreign agencies but uses codenames for handlers: “Agent Maria” (alleged Greek contact), “Mr. Lukas” (alleged CIA officer based in İzmir’s consulate), and an unnamed Mossad technical advisor. This section is almost entirely redacted in public summaries.
İddianamenin ilk sayfası soğuk, resmi bir dille başlamıştı. “Sanık: A.T. — Suç: Askeri casusluk.” Satırlar arasına düşen karanlık notlar, yalnızca devlete karşı işlenmiş bir suç değil; bir ailenin, bir şehrin kaderini de etkileyebilecek gizemli bir örgütlenmeyi işaret ediyordu. Savcı okudukça, metnin arkasındaki insanı merak etti: Neden? Nasıl?